Tag Archives: eski usül

gıda olarak müzik

This gallery contains 1 photo.

kadıköyden bugün pek çocukca birşey aldım, kendisi hiç çocukca değil, nar gibi kızarmış bir kuzu kelle. ağzım sulanarak eve getirdim. heyecanla akşam olmasını bekliyorum. ilk çağlaları da aldım. akşam koca bir çanak yiyip sonra davul gibi oturacağım. film de bulduk mu!

More Galleries | Leave a comment

Tavuğun suyu

Öncelikle sevilerek yetiştirilmiş, GDO’suz beslenmiş, kümeslere tıkılarak değil de, serbest dolaşmayı seven tavuklardan gerekiyor. Ben Orvital seviyorum. Tavuklu her yemeğim için. Kendini tavuk sanan, şişko göğüslü, dişinizle kemiklerini kırabileceğiniz tavuklar ne sizin ne de dünya için gerekli değil! Zaten onlar da tavuk değil.

Posted in kuşane, tencere-tabak | Tagged , , , | 1 Comment

kasabım

This gallery contains 1 photo.

beni tanıyan anlar, benim alışveriş anındaki devegücütazıhızı halimi. bir de ben. etin yenmesi zor olan zamanlarda, iyi et bulmak zaten imkansızken, bir de üstüne et işlemeyi ve ne konuştuğunu bilen beni ekleyince, iki ucu çıkmaz bir yol oluyor-du.

More Galleries | Leave a comment

tembellik üzerine bir düşünce derlemesi

Ekmeğini insan neden dilimletir? Herşey buradan başlıyor. Evde sanki ordu var, sen de yemekhanesin ve binlerce aça yetişemiyorsun. Hem neden aldılar ki o fırınlar dilimleme makinalarını? Siz tüketiciler istedi çünkü! O güzelim ekmek makinadan geçince bir koca torba karmançorman ekmek haline geliyor. Ekmek daha çabuk kuruyor böylece, e çoğu su ekmeğin zaten.

Posted in aşçının güncesi, kış | Tagged , , | Comments Off

Ortaya karışık düşünce, yan masadan!

Serin bir mayıs akşamüstü…

İnsanın canı sıkkın olsa da gereksiz şeyleri düşünüp saçmalasa da bir sıcak akşam yemeği insanın kan akışını bile değiştirebiliyor.

Değersiz olana neden bu kadar kafa yorulur? Neden herkese değer vermeye çalışılır, hem de hak etmiyorsa! Bazen kötü olmak gerekiyor, istiyorum da aslında. Neyse…

More Galleries | Leave a comment

pencere

Evde belli pencerelerden belli kokular geliyor.
Bir tanesinin kokusunu çok seviyorum, bahar kokuyor, içeriye doğru tüm evi sarıyor. Çocukluğumu hatırlatıyor…
Sevdiğim arkadaşlarımı yemeğe çağırdım, kabul ettiler, tatlı bir ne yedirsem bu çocuklara diye tatlı bir telaş sardı.
Yemek ise biraz kalamar, biraz bakla, biraz salata, biraz balık…
Biraz da çilek ve lor peyniri… hmm, tatlı da kulağa hoş geliyor!
Tamamdır!

More Galleries | Leave a comment

Rastlantı diye bir şey yoktur.

Yoksa var mıdır?

Ben bilmediğim bi yerde, salaş yerlerden bahsediyorum, masaya oturmadan önce lokantanın iç tarafına gider, mutfak açıksa bir kafamı uzatır, yok kapalıysa sahipleriyle sohbet ederim. Alışkanlık.

More Galleries | Leave a comment