sonunda aralık geldi. benim için yeni yıl demek bu, aralık yeni umut, yeni herşey, güzel bir yıl başlangıcı demek. akıl defterimi yenilemek demek, eskisi ise doluların yanına. […]
Galleries
yıl 1968, konu bezelye
bezelye tariflerine bakıyorum altın tabak’ta, sayı 3, yıl 1, 1 temmuz 1968. altın tabak’ın zamanında çok yaygın bir mutfak ansiklopedisi olduğunu düşünürsek, hani en popüler, okunmamış olduğunu […]
eski reçete kartları
yılı konusunda emin olamadım, annemle uzun bir telefondan sonra 1980’lerin başı demek istiyorum… konu: güneş gazetesinin karton kutu içinde verdiği yemek tariflerinden bahsediyorum. ‘evet’ markalı mutfak margarini […]
karnabahar çorbası
altı kalın geniş bir tavada küçük çiçekçiklere (floret) ayırdığım karnabaharı zeytinyağında az karıştırarak kahverengileştirdim, ama yakmadan, şekerini dışarı attırmak ve tadını belirginleştirmek amacıyla. pişmeye yakın üzerine bolca […]
naylondaki koku
havaların kendine gelmesi ile ben de kendime gelebildim. yapılan onlarca yemeği tarif defterime bile yazamadım ki buralara yazayım. seyahatler de cabası… bugünkü konumuz streç filmler ve naylon […]
sonbaharı seviyorum!
denizin kenarında içilen şişelerce tuborg malttan, yenilen kilolarca tazecik soyulup zeytinyağında kızartılmış patates, sahilde toplam on kişiden ikisi olmak, gece 10 demeden cırcır böcekleri sesi ile uykuya […]
ketçap!
o kadar domatesin sonunun bu olacağı belli idi. yok virgin mary, yok buzluğa domates zımbırtısı, yok fasülyeli domates, domates söğüş, fırınlanmış domates salatası, makarna sosu derken sonu […]
yazmayalı n’oldu, bir yemekfotoromanı
nayır nayır necla, yatmadım, tembellik de yapmadım… ancak! ancak, çok çalıştım ve hatta daha tatil bile yapmadım. siz hepiniz gelin, işinizin başına geçin ben gideyim diye bekliyorum. […]
patlıcanlı pilav
gene yanlış insanla yanlış zaman konuştum. neyse güzel sonlandı! patlıcanlı pilav yaptım öyle böyle olmadı dedi, bilirim o arpa şehriyeli patlıcanlı pilavını şemsa’nın. bir koca kaseyi mideye […]
MOZ!
tüm gece bağırıp çığlık atıp, şarkı söyleyip, ağlayıp, dağılıp, toplanıp gene dağılıp geçti gitti… benim için en önemlisi gözlerine bakarak bir ara kendimden geçtiğim anlar oldu. morrissey […]
boş anım ve firik pilavı
en rutubetli günlerden biri olan pazartesi eve dönüyorum şemsa’yı aradım. naaaber dedik karşılıklı, bira içiyormuş, buz gibi… yaptığım salaklık bir! aç susuz, tüm gün bir o yaka […]
Sıcak tamam da yemeyecek miyiz….
sıcaktan değil de rutubetten hepimizin fenalık geçirdiği şu günlerde öğlen yemeklerinde ofiste değilsem, gram pera, kantin, şahin lokantası’nı tercih ediyorum çoğunlukla. ev-ofis durumunda ise soğuk salatalar ile idare […]