pide’den…

vedat milor yazmıştı geçen ay: gerçek pide arayışı devam ediyormuş, bulamamış istanbul’da. ekşi maya kullanan da yokmuş, iyi kalitede peynir de. hocapaşa pidecisine de laf atmış çekim istemediler diye. sonra da bir tatma fırsatı bulduğunu, kullandığı malzemeyi beğenmediğini söylemiş, vasattı demiş… zaman geçirmediği, müşterisini kim olduğunu bilmediği bu işletmeyle ilgili de gene de yazmaktan kendini alamamış.

4 nisan tarihli yazısını takibenki hafta hocapaşa pidecisindeydim. devamlı müşterilerindenim onların. bir aile işletmesi orası, bir durak, bir dost yüzü benim için. vedat milor’dan çok dolaştığım için de sokaklarda o pidecinin her saatini bilirim. erken öğle saatlerinde çevredeki ağır işlerde çalışan işçilerin, günü birlik istanbul’a gelmiş anadolu insanının, bir liranın hesabını yapan insanların, cebindeki parasının hesabını bilenlerin, etraftaki dükkan sahiplerinin  yemek yediği yerdir orası. esnafın ve halkın pidecisidir orası. o yüzden severim orayı. hamuru şahanedir, kavurmalısını pek severim, yanında servis ettikleri biber turşusu ile! davud usta yeni karışımlar yapar, gittiğimde tattırır bana, fikir alışverişinde bulunuruz.

çekim istemeyen işletme olarak yazmış hocapaşa’yı. yusuf  bana oturur oturmaz sakladığı gazete yazısını gösterdi, çekim istemedim dedi, iyi etmiş miyim… iyi etmişsin dedim, zira vedat milor gittikten sonra gerçek müşterisinin yer bulamadığı, yemeği bilmeyenlerin ama bildiğini sananların boş bırakmadığı, nerede ne bekleyeceklerini bilmeyen insanların istila ettiği, işletme sahiplerinin de yaka silktiği durumlarla karşılaşabilirsin…

niye yazdım bu yazıyı? sadece milor’un yazdığı bir cümle beni tetikledi: “… çekimi sadece maddi getiri açısından değerlendiriyor. Kültürel bir belgesel olarak görmüyor… Her neyse…”  sadece kendisi yapınca kültürel belgesel olmuyor, oranın gerçek değerini bilenler zaten burayı yazıyor, müşteri götürüyor, gönderiyor, yabancı televizyon programlarına çıkartıyor. hayır diyebilir işletme sahipleri size vedat bey, sonuçta onların işletmesi… tercih hakkı da onların. malzeme seçimleri de fiyatlandırmaları da yukarıda belirtttiğim müşteri kitlesi için. 

haa unutmadan, hocapaşa pidecisinin kuruluş tarihi 1964, bu sene 50. yılı…

tarihi hocapaşa pidecisi, tuba şatana

Leave a Reply

Your email address will not be published.

Back to top